Floransalı din adamı ve seyyah Christoforo Buondelmonte 1422’de gördüğü yerleri el çizimiyle anlatmış, Galata-Pera’yı da gravürde yerleşim olan Galata Kulesi’ne kadar resmetmiştir.
Osmanlı döneminde Şişhane bölgesinin adı bölgede bulunan top dökümhaneleri ve mühimmat üretim alanlarından ilham alarak “Şeşhane” olarak anılır.
Bölge; askeri üretimle ilişkili teknik bir alan olarak şekillenmiş, zamanla yerleşim ve ticaret dokusuna evrilmiştir. Coğrafi konumu itibarıyla Galata ile Pera arasında doğal bir geçiş noktası olan Şişhane, erken dönemden itibaren stratejik ve hareketli bir bölge haline gelir.
Bölge tarihinde belki de mimari olarak kırılma noktası sayılabilecek bir felaket olur, Feridiye Sokağı’ndan başlayan 1870’de Pera Yangını (Büyük Beyoğlu Yangını olarak da kayıtlarda geçer) bölgenin yapısını değiştirir.
Akademisyen Zeynep Çelik bu sürecin Pera’yı “Osmanlı’nın modern kent laboratuvarı” haline getirmesi olarak yorumluyor. Bugünün Meşrutiyet Caddesi ve çevresindeki apartman dokusu, büyük ölçüde bu yangın sonrası yeniden inşa sürecinin bir ürün olur. Ahşap yapılaşmalar sınırlanır, yeni imar planı hazırlanır.
Yeni inşaa edilen yapılar neo-klasik, Art Nouveau etkileri taşır. Yüksek tavanlı apartmanlar, taş cepheler Pera’nın bugünkü siluetini belirleyen unsurlardan olur. Bu felaket, bölgenin modernleşmesinde zorunlu bir eşiğin geçilmesine sebep olur.